İş Güvenliği Kıyafeti
İş güvenliği kıyafeti 6331 sayılı yasa gereği iş yerlerinde giyilmesi ön koşulan giyim ürünleridir. İşçi sağlığını koruma maksadı ile devlet tarafından riskli çalışmalarda giyilmesi planlanmıştır. Bu giyim ürünlerinin kullanım oranı arttıkça yaşanan iş kazalarında da ciddi bir azalma meydana gelmiştir. Örneğin 2008 yılında iş kazası sayısı 72.963’tü. Geçen yıllarda iş güvenliği için tasarlanan giyim ürünleri kullanımı devlet denetimi ile birlikte attı. Yıl 2012’ye geldiğinde iş kazası ile ölen kişi sayısı 74871’e kadar düştü. Günümüzde hala ihmal nedeni ile işçiler arasında can kayıpları yaşanmaktadır. Artan denetimler ve iş güvenliği ile işçi sağlığı hakkında artan farkındalık, iş yeri risklerine karşı tasarlanan ürünlerin giyimini arttırmaktadır. Bu da önümüzdeki günlerde iş güvenliği kıyafetleri ihmali nedeni ile gerçekleşecek ölümlerin azalması için umut vaat etmektedir. Üstelik bu ürünlerin kullanılmaması, yalnızca ani kazalar ile gerçekleşen ölümler ile sonuçlanmamaktadır. Çalışma bittikten yıllar sonra ortaya çıkan bir takım meslek hastalıkları da can kaybı yaşatmaktadır. Hem kazalar hem de meslek hastalıkları en iyi ihtimalle işçinin yaşam kalitesini düşürmektedir. Nitekim 2014 yılında yapılan bir araştırmada yılda 494 meslek hastalığı tespit edilmiştir. Üstelik bu, araştırma kapsamında ulaşılan bilgidir. Durumun işten kaynaklandığından habersiz daha pek çok işçi mağdur bulunmaktadır. Bu noktada devlet ve işverenler kadar işçilere de büyük görev düşmektedir. İşçiler sağlığını korumak adına hakları olan kıyafetleri talep etmelidir. Kendilerine tahsis edilen iş güvenlik kıyafeti ve malzemeleri kullanmalıdır.
İş yerlerinde gerçekleşen kazalar sektöre göre incelendiğinde; en büyük risk inşaat sektörü, maden çalışmaları, demir, çelik ve metal sanayi teşkil etmektedir. Yaşanan kazalarda başlıca ölüm ve yaralanmalar;
- * Yangın ve patlama
- * Yüksekten düşme
- * Ezilme
- * Zehirlenme nedeni ile gerçekleşmektedir. Ayrıca göz başta olmak üzere yüz ve uzuv hasarları da sıklıkla meydana gelmektedir. Bu tür bir deneyim yaşamamak adına hem işveren hem de işçiler duyarlı olmalıdır. İşçiler mutlaka belirlenen ulusal ve yerel standartlara uygun biçimde üretilmiş giyim ürünleri kullanmalıdır. Bu noktada işçi ve işverene yardımcı olmak adına iş güvenliği uzmanları yetiştirilmiştir. İş güvenlik kıyafetleri konusunda firmaların satın alma departmanlarına yardımcı olacaklardır. Kısacası işçilere koruyucu giysilerin hangi tehlikeler doğrultusunda giyileceği konusunda duruma ışık tutacaktır. Belirlenen EN ve TS standartlarına uygunluk ve bu ürünlerin kullanımı iş güvenlik uzmanlarınca denetlenecektir.
İş güvenliği kapsamında üretilen istisnasız tüm giyim ürünleri EN 340 standardına uygun olmalıdır. Kıyafetlerde ürün grubu ayırdı yapılmaksızın bu standartlar geçerlidir. Normun açılımı şu şekildedir. Bütün kıyafetler; sağlık dostu, konforlu, insan anatomisine uygun, işaretlemelere sahip, risk önleyici ve beden seçenekli olmalıdır. Bir imalatçı firmanın iş güvenliği adı altında giyim ürünü satabilmesi için o ürünün bu özelliklere sahip olması gerekmektedir.
İSG kıyafet üretimi yapmak ciddiyet, dikkat ve sürekli takip - kontrol gerektiren bir iştir. Zaman içinde değişen standart yükümlülüklerini takip etmek şarttır. Değişen yükümlülükler ışığında ürün dizayn ve içeriğini yenilemek gerekir. Örneğin geçtiğimiz yıllarda reflektörlü yelek için bir takım değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Flaşörlü yelek olarak da bilinen bu ürünlerin flaşör - reflektör şeritlerine ekleme yapılmıştır. İşverenin yasalarla başının derde girmemesi ve işçi sağlığını korumada daha işlevsel olmak adına imalatçı firma bu tür yenilikleri daima eksiksiz takip etmelidir. Bu nedenle yerinde saymamalı vizyonu sürekli gelişme araştırma yönünde olmalıdır. Aksi halde adeta bir sosyal sorumluluk halini almış üretim sürecinde geride kalacak ve tedarik ettiği İSG kıyafeti ile işveren ve işçileri tehlikeye atacaktır. Ayrıca imalatçı firmalar üretim yaptığı ürünleri dikkat ve büyük bir ciddiyet ile tetkik etmelidir. Ürünlerde dikiş ve kesim hatası gibi hatalar bulunmamalıdır. Bedenler tam kalıp, doğru ölçeklendirilmiş ve insan bedenine uygun, ergonomik olmalıdır. Aksi halde işçinin çalışma sırasında konforu düşecektir. Böyle bir durum işçiyi çalışma sırasında rahatsız ederek verimini düşürecektir. İş güvenliği için tasarlanmış giyim ürününün ve malzemelerin işçiler tarafından kullanılmamasının ana nedeni de budur. Ayrıca bu tür hatalar ürün koruyuculuğunu da negatif yönde etkileyecektir. Bilhassa yağmurluk ya da koruyucu tulum gibi geçirgenliğin sıfır olması gereken ürünlerde delik gibi hatalar ürün üzerinde kesinlikle bulunmamalıdır. İSG kıyafeti yapımında kullanılan materyallerin kalitesi de dikkat gösterilmesi gereken başka bir husustur. Ürünün meydana geldiği bileşenlerin her biri kendi alanının en iyisi olmalıdır. Misal olarak kullanılan kumaşta naylon miktarı eser miktarda bulunmalı; tercihen hiç bulunmamalıdır. Yanmaya dayanıklı bir ürün elde ediliyorsa dikiş ipliklerinde aramid iplik kullanılmalıdır. Tüm bunlara rağmen pek çok İSG giyim imalatçısı ham madde tedarik ederken ucuza kaçmaktadır. Bu nedenle seçilecek firmanın güvenilir olması şarttır. Satış bayisi belli yerler tercih edilmelidir. Kalite konusunda riske atılan bir başka durum ise yurtdışından ihraç edilen mallardır. Bilhassa Çin gibi ucuz ve kalitesiz üretim yapan ülkelerden ürün tedarik eden vatandaşlarımız ülkemizde bu ürünlerin satışını gerçekleştirmektir. Bu, kansorejen, bedeni uygun olmayan, dikişleri atan ürünlerin endüstride kullanılmasına yol açmaktadır.
İSG kıyafetleri CAN İş Güvenliği LTD. ŞTİ. çatısı altında ürettiği tüm ürünlerde bu hususlara dikkat etmektedir. Sanforlu, reaktif boyalı ve %100 pamuklu ya da kaliteli, sağlıklı harman kumaşlar kullanarak sanayiye hak ettiği özeni göstermektedir. Sanayinin ve tekstilin nabzını tutan Bursa’da 3 katlı binasında giyim ürünleri üretmektedir. CAN, A kalite iş güvenliği malzemelerini kar oranını düşük tutarak satışa koymaktadır. Yüksek kaliteli birinci sınıf iş güvenlik materyallerini (giyim ve ekipman) uygun fiyattan satışa koymaktadır. Ürünlerinde kullandığı kumaşlar ve kumaşların boyaması büyük bir titizlikle takip edilmektedir. Ürünlerde kesinlikle kansorejen madde bulunmamaktadır. Ürünler esnek, kaliteli, sağlıklı, lisanslı, konforlu ve elbette güvenlidir.
İş Güvenliği Elbiseleri
İş güvenliği elbisesi çeşitli riskler için emsalsiz özelliklerle bezenmiş metalardan faydalanmaktadır. Çünkü her iş kendine has riskler barındırmaktadır. Yaşadığımız çağda üretimin bu denli çeşitlenmesi risklerde de çeşitlilik olmasını sağlamıştır. En önemli iş kaynaklarından olan insanı da bu çerçeve altında korumak adına ilgili tehlike için özelleşmiş ham maddelerin kullanımı kaçınılmaz olmuştur. Fakat bu tam koruma sağlayan bir giyim ürünü ortaya çıkarmak için yeterli gelmemektedir. Çünkü üretim sürecinin her aşaması, belli başlı kaideler çerçevesinde gerçekleşmelidir. Aksi halde korumanın beklenen düzeyde olması mümkün değildir. Bunun ve insan canının ne denli önem teşkil ettiğinin farkında olan devletler, koydukları kaidelerle ortaya çıkan emniyet ürünlerini belli bir standartta tutmuştur. Üretilen iş güvenliği elbiseleri için geçerli olan ulusal EN standartları; yerel TS standartları bulunmaktadır.
İş hayatında göz önünde bulundurulması gereken tehlikeler arasında mekanik önemli bir yerdedir. Fiziksel yaralanmalar anlamına gelen mekanik risklere karşı ürünler her geçen gün geliştirilmeye devam etmektedir. Bu tehlikelerin göz ardı edilmesi sonucunda yanma, cilt tahrişleri ve doku kayıpları yaygın olarak görülmelidir. Haliyle bu riskleri ekarte etmek adına;
- *Termal risklere karşı koruyucu
- *Kimyasal risklere karşı koruyucu
- *Elektriğe karşı koruyucu
- * Radyoaktif koruyucu
- *Patojenlere karşı koruyucu
- *Soğuğa karşı koruyucu elbiseler üretilmektedir.
Termal risklere karşı koruyucu giysiler; alev, sıcak materyale temas ya da ergimiş metal sıçraması gibi etkilerden korumaktadır. Alevden koruma sağlayan iş güvenlik elbiseleri EN ISO 11612 kapsamında üretilmelidir. Ergimiş metal sıçramalarının yoğun yaşandığı kaynak çalışmalarına uygun kaynakçı kıyafetleri ise EN ISO 11611 standardına riayet etmelidir. Yine termal etkilerle savaşan yangınla mücadele ve itfaiye kıyafetleri EN ISO 13911 ve/veya TS EN 469 kuralları baz alınarak tasarlanmalıdır. Elektrik arkının oluşturduğu ısı ve alevden korunmak için ise elektrikçi kıyafeti standardı olan TS EN 61482-1-2 kaideleri dikkate alınmalıdır. Tüm bu ürünlerde ateşe, aleve, temas ısısına karşı dayanıklı ısı iletimi konusunda yalıtım sağlayan metalar kullanılmalıdır. Bu kapsamda aramid kumaş, aramid iplik, alüminize kumaş, deri ve kot gibi malzemeler tercih edilmektedir. Riskin seviyesi ne denli yüksek olursa ürün yapımında kullanılacak olan metanın ısı direnci de o denli fazla olmalıdır. Görüldüğü gibi termal tehlikeler bile yalnızca bir standarda bağlı değildir. Kaynakçılık, elektrikçi, alev yangınla mücadele için her bir ürün özelleştirilmiştir.
İş güvenlik elbisesi için kimyasal riskler de mevcuttur. Bu nedenle devletler kimyasala karşı koruyucu giysiler için de belirli kaideleri mecbur kılmıştır. TS EN 13034 (Type 6) gereksinimleri kimyasala karşı tasarlanan giysilerin sıvıya karşı olanlarıdır. Kimyasal çalışmalarda ya da kimyasal kullanarak üretim, hizmet ya da onarım yapan sektörlerde bu ürünlerin kullanılması zorunlu tutulmuştur. Devlet, katı haldeki kimyasallar için de standart tanımlamıştır. Söz konusu standart EN ISO 13982 (Type 5) standardıdır. Hava ile yayılım gösteren kimyasallara karşı geliştirilen bu ürünler çoğunlukla tulum formunda olmaktadır. Fakat lokal korumaya yönelik farklı modeller de diğer tüm standartlarda olduğu gibi mevcuttur. TS EN 14605 (Type 3) standardı bu tür lokal koruma sağlayan elbiseler için geliştirilmiştir.. İSG elbise için yine aynı standartta Type 4 ürünleri de bulunmaktadır. Bu ürünler birleştirme kısımlarından dahi kimyasala geçit vermemektedir. Bilhassa boya ve ilaçlama (böcek, fare, vb.) çalışmaları sırasında bu tür giyim ürünleri tercih edilmektedir.
Koruyucu giysiler mikroorganizmalara karşı da yapılmaktadır. Bakteri ve virüs gibi patojenlerden korunmayı hedefleyen bu ürünler; TS EN 14127 normlarına uygun şekilde geliştirilmektedir. Normun ana özelliği geçirgenlik ve bozulma karşısındaki dirençtir. Bu norm içinde yer alan tüm giyim ürünleri kullan at ya da yeniden giyime uygun olarak tasarlanabilir. Yani ürün ister kullan at olsun isterse de uzun ömürlü; her şekilde mikroorganizma kaynaklı risklere karşı aynı standartları yakalamalıdır.
İSG elbisesi radyoaktif riskler için de geliştirilebilmektedir. Zerrecik ebatlarında olan radyoaktif maddelere karşı EN 1073-2 standart gereksinimleri geçerlidir. Bu gereksinimler ışında ilgili ürüne; aşınma, yırtılma, sızıntı, alev karşısında tutuşma gibi alanlarda performans değerlendirici testler gerçekleştirilir.
İş giyim ürünleri içinde ülkemizde de yaygın bir diğer risk ezilme gibi görüş kaynaklı kazalardır. Araç çarpması ve bir alanda kapalı kalma gibi durumlar neticesinde pek çok kaza yaşanmaktadır. Pek çok işçi görülmeme nedeni ile hayatını kaybetmekte ya da yaralanmaktadır. Bu konuda devletler EN 20471 standardını zorunlu kılmıştır. Standart, yüksek görünümlü kıyafetler için geçerlidir. Bilhassa karanlık ortamlarda bu tür giyim ürünlerinin giyilmesi pek çok hayatı ölümün kıyısından almıştır. İSG elbiseleri otomobil farı gibi bir ışık kaynağından aldığı ışığı bir demet halinde bütünleşik olarak iletme ya da karanlıkta parlamaktadır. Bu özelliğin giyim ürüne kazandırılması için fosforlu kumaşlardan ve flaşörlü / reflektörlü şeritlerden faydalanılmaktadır. Reflektif elbise sınıfında bulunan ürünler; geri yansıtıcı özelliği ile araç şoförlerinin dikkatini çekmektedir. Bant halinde bulunan bu şeritler ilgili ürüne baskı ile yapıştırılabileceği gibi dikiş yolu ile de sabitlenebilmektedir. Üzerine ışık vurduğunda parlama özelliği gösteren fosforlu kumaş da aynı amaca hizmet eder. Herhangi bir ışık kaynağı olmaksızın kendinden parlak olan kumaş, gün ışığı ya da lambadan emdiği ışığı kullanarak karanlıkta görünür hale gelmektedir. Bu kumaşa reflektörlü kumaş da denebilmektedir.
İş Güvenliği Giysileri
İş güvenliği giysileri bir önceki başlık altında sıralanan özelliklere ek olarak kullanıcı cilt dostu da olmalıdır. Herhangi bir riske karşı koruma sağlarken ciltte bir bozukluğa sebep olması, bu ürünlerin yaradılış amacına terstir. Bu nedenle işçinin elbisenin ham maddesine alerjik olmaması da önemlidir. Ayrıca alpaka ve gabardin gibi harman kumaşlı modellerin içeriklerine de göz atmak önemlidir. İçeriğin, eko-tex olması cilt dostu olduğuna bir işaret olacaktır. Harman kumaşlı olmayan ürünlerde ise %100 pamuklu gibi doğal metalardan üretilmiş elbiseler kullanmak kullanıcı hayrına sonuçlanacaktır. Kumaşlar ile ilgili bir başka bir durum da kumaşın boyama serüvenidir. Kumaş, boyama sürecinde hangi kimyasallara maruz kalmış önemlidir. Zira elbise giyildiği her saniye boyunca deriye nüfuz edecektir. Epidermis tabakası tarafından kimyasal emilimin gerçekleşmesi halinde İSG giyim ürünü tehlikeli olacaktır. Koruma maksadından saparak cilt kanseri ve alerji gibi reaksiyonlara neden olması petrokimyasal boyalar ile renklendirilmiş ürünlerde kaçınılmazdır. Bu tür bir ürünün kullanılıp kullanmadığınızı anlamanın en etkili yolu kumaş içeriğini İSG satış firmasından talep etmektir. Böyle bir talebe karşılık bulamıyorsanız numunesini aldığınız ürünü koklamanız da işe yarayacak bir başka yöntemdir. Reaktif boya maddeleri ile renklendirilmiş ürünler, kovalent bağ özelliği ile emsalsizdir. Ciltte herhangi bir olumsuz etki yaratmazlar. CAN İş Güvenliği ailesi olarak bizler ürünlerimizi Eko-Tex üretmekteyiz. Kumaşlarımızı boyarken reaktif boyalar kullanmakta, tişört gibi ürünlerde %100 pamuk kullanmaktayız. Önlüklerimizi alpaka harman kumaşı pantolon ve mont gibi ürünlerimizi ise gabardin harman kumaşı ile üretmekteyiz.